Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR, MRI, MRG)

MR Cihazı

Statik Alan : Hidrojen çekirdeğini polarize etmek için çok kuvvetli (Tesla seviyesinde) bir manyetik alan.Manyetik Rezonans Görüntüleme’nin temeli, çok güçlü mıknatıs bir alan yolu ile insan dokusundaki hidrojen moleküllerini polarize ederek ve uyararak algılanabilir bir sinyal oluşturmalarınını sağlamaya ve bu sinyalleri yakalayarak görüntü elde etmeye dayanır. MR cihazı, sadece hidrojen atomlarına etkiyen özel bir RF (Radyo Frekans) darbe yayar. Sistem, bu darbeyi vücudun incelenmesi istenilen kısmına yönlendirir. Darbe, o kısımdaki atomların protonları tarafından emilerek başka bir yöne spin (dönü) yapmalarına yol açar. Bu MR’ın “rezonans” kısmıdır. RF darbesi, protonların belirli bir frekansta ve belirli bir yöne spin etmesini sağlamaktadır. Bu rezonans frekansına LarmourFrekansı denir ve tetkik edilmekte olan dokunun özellikleri ile manyetik alanın gücü baz alınarak hesaplanır. MR cihazı üç elektromanyetik alanı birden kullanarak görüntüleme yapar;

Gradient Alanı : Daha zayıf ve düşük frekanslı (1 kHz civarında), uzaysal konum için kullanılan manyetik alan. MR cihazının içinde iken duyduğunuz gürültüler, bu alan oluşturulurken çıkan seslerdir.

RF (Radyo Frekans) alanı : hidrojen çekirdeğini ölçülebilir sinyaller üretmesi için manipule eden ve bu sinyalleri bir RF anteni ile toplanmasını sağlayan zayıf bir manyetik alan.

MR cihazı, aşağıda tomografi cihazlarında anlatacağım gibi 2 boyutlu kesit görüntüler elde eder. Gereken durumlarda bu görüntüler birleştirilerek 3 boyutlu görüntüler de elde edilir. Ayrıca modern MR cihazları 3 boyutlu bloklar halinde de görüntüleme yapabilmektedir. Yine bu blokların birleştirilmesi ile 3 boyutlu görüntüler elde edilir. MR cihazları x-ışını kullanmadıkları için bu açıdan zararsızdır.MR cihazlarının manyetik alanı, sinir uyarılmalarına yol açabilirse de (genellikle 3T MR cihazları), kuvvetli manyetik alanın uzun vadeli zararları konusunda çok fazla veri yoktur. Bu açıdan tomografi veya röntgen cihazlarındaki gibi kısıtlamalar olmadan bir hastaya istenildiği kadar MR çekimi yapılabilir. Ancak yine de RF alanının dokuları ısıtması sonucu olabilecek sağlık riskleri olabileceği gibi, kalp pili gibi vücut içi tıbbi cihaz kullananlar için de manyetik alan çok ciddi riskler içerebilir. Bu riskleri en aza indirmek için cihazların tasarımında ya da tetkik protokollerinde gerekli önlemler alınmaktadır.

MR ve tomografi değişik dokularda daha iyi oldukları için, her iki tekniğin görüntüleri arasında farklar vardır. Tomografi’de iyi görüntü alınabilmesi için, x-ışınının yoğun bir doku ile engellenmesi gerekir, bu nedenle kemik vb. dokulardaki görüntü kalitesi iyi iken, ışına engel teşkil etmeyen yumuşak dokudaki görüntü kalitesi daha zayıftır. MR görüntülemede ise hidrojen atomunun protonları kullanıldığından ve hidrojen atomu da suda mevcut olduğundan, içinde su bulunduran yumuşak dokular daha iyi görüntüler vermektedir.

Nükleer Tıp

Nükleer Tıp, hem görüntülemede, hem de tedavide kullanılmaktadır. İzotopların belli özelliklerini ve radyoaktif maddelerden yayılan parçacıkları kullanarak bu işlevler gerçekleştirilir. Nükleer görüntülemenin diğer görüntüleme yöntemlerinden en önemli farkı, fizyolojik bilgi vermesi, yani çekim yapılan vücut bölümünün fonksiyonunu nasıl yerine getirdiğini ortaya çıkarmasıdır. Fonksiyonlara yönelik bu bilgiler en başta onkoloji (kanser bilimi) olmak üzere nöroloji ve kardiyoloji için önemli teşhis olanakları sağlamaktadır. Son zamanlarda çıkan cihazlar ile birlikte yöntemler de çeşitlilik göstermekte ve bazen cihazlar birbirine karıştırılmaktadır. Cihaz ve fonksiyonları kısaca aşağıdaki gibi özetlemeye çalışıyorum;

Gama Kameralarda genelde yarı ömrü nispeten kısa olan Iodine-123 gibi izotoplar kullanılır. Bu izotopların vücutta biyolojik olarak aktif dokularda daha fazla yoğunlaşması, tümör ve kemiklerdeki çatlaklar gibi sorunları ortaya çıkarmayı kolaylaştırır. Fotonları algılayan kristaller ile elektriksel forma dönüştürülen veri, daha sonra yükseltilip görüntüye dönüştürülür.

Sintigrafi’de radyoizotoplar içilerek ya da damardan verilerek gama kamera tarafından iki boyutlu görüntüleme yapılır.

SPECT (Single Photon Emission Computed Tomography – Tek Foton Emisyonlu Tomografi), gama kamera tarafından değişik düzlemlerde yapılan çekimlerin birleştirilmesi ile oluşturulan 3 boyutlu bir görüntüleme tekniğidir.

PET (Pozitron Emisyon Tomografi) görüntülemede Flor-18 gibi hızlı yarılanan bir izotop, glikoz ile birleştirilip ortaya çıkan F18-fluorodeoxyglucose (FDG) maddesi kullanılır. Vücuttaki aktivite dağılımı izlenerek tümör,metastaz veya enfeksiyonlar açığa çıkarılabilir. PET görüntüleri, günümüzde tomografi ile birleştirilerek kullanılmaktadır. Tomografi anatomik bilgiyi sağlamakta, PET de aktiviteyi göstermektedir.

Yukarıda belirtilen görüntüleme teknikleri ile cihaz adları bazen karıştırılmakta ya da yanlış kullanılabilmektedir. Bunlara göre nükleer tıpta kullanılan cihazlar aşağıdaki şekilde listelenebilir;

Gama Kameralar

Kullandığı görüntüleme tekniğine göre Sintigrafi ya da SPECT Kamera olarak adlandırılsalar da, cihazın genel adı Gama Kamera’dır. Tek ve çift dedektörlü modelleri bulunmaktadır. Artık üretilmeyen 3 dedektörlü modeller de bulunuyordu.

PET Cihazı

PET tekniğini kullanan ve tomografi gibi yuvarlak bir açıklığı (gantri) bulunan cihazların genel adıdır.

PET/CT veya PET/BT : PET cihazı ile Bilgisayarlı Tomografi (BT) cihazını birleştiren bu cihazlar ülkemizde de son yıllarda yaygınlaştı. Genellikle kanser taramasında kullanılıyorlar. Yukarıda bahsettiğim gibi, PET cihazı fonksiyonel verileri toplarken, tomografi cihazı da anatomik bilgiyi veriyor. Bu iki verinin oluşturduğu görüntülerin üst üste yerleştirilmesi ile hem anatomik hem de fonksiyonel olarak çok faydalı bilgiler veren füzyon görüntüleri oluşturulabiliyor.

SPECT/CT veya SPECT/BT

İki dedektörlü bir gama kamera ile tomografi cihazının birleştirilmesi ile oluşan bu cihaz sayesinde gama kamera görüntüleri ile tomografi görüntüleri birleştirilerek fizyolojik ve anatomik olarak tatmin edici görüntüler ve sonuçlar alınabiliyor.

PET/MR

Nispeten daha yeni olan bu cihaz kombinasyonunda da tomografi cihazının yerini MR cihazı alıyor ama prensip hep aynı. Nükleer tıp cihazı fonksiyonları, diğer cihaz (MR), özellikle yumuşak doku tümörlerinde, PET’i tamamlayarak, füzyon görüntüleri elde ediliyor.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir